Açıkçası hayatım s.kimde değil

Açıkçası hayatım s.kimde değil

Dünyanın en romantik filmlerinden biri Rüzgar Gibi Geçti veya tüm dünyada bilinen adıyla Gone With The Wind. Aynı zamanda dünyanın en uzun ve zaman zaman da en sıkıcı filmlerinden biri. Büyük prodüksiyonların başlangıç devrinde arkasına o zamanın reklam imkanlarını da alarak yürümüş, büyümüş de büyümüş.

Size filmin en tanınan cümlesini vereyim: “Frankly my dear i don’t give a damn!..” Film bizde aktörün ve aktrislerin (filmde haddinden çok güzel kadın var) güzelliğiyle ölçüldü o yüzden repliklere bakılmamış olması doğal. Bir de tam olarak anlamı oturtacak şekilde çeviri yapıldığını düşünmüyorum.

Eğer bu filmin sonunun harbiden Clark Gable, filmdeki adıyla Rhett’in söylediği gibi anlaşılmasını istiyorsak “valla hayatım s..kimde değil” şeklinde çevrilmesi gerekirdi. Bunu böyle söyleyince aranızda bazılarınızın filmdeki Scarlett’ianarcasına O’HAARA dediğinizi duyar gibi oluyorum. Ne yapayım ben böyleyim. 1939’dan bu yana bu delikanlılığı yapacak kimsenin Türkiye’den çıkacağını düşünmüyorum. Ben neme lazım diye sizlere bu olayı bir kez anlatayım da olur da filmi seyrederseniz, olur da uyumazsanız veya sıkılmazsanız son cümlede bu olayı o gözle seyredin. İşin komik tarafı 1939’da bu cümle Amerika’da oldukça kaba sayılmış ve ayıplanmış.

Peki aramızda tabii ki seyretmeyenler de vardır. Neden söylüyor Clark bunu? Çünkü kadının biri ona “sen gidersen nereye giderim ne yaparım” diye soruyor. O da bu cevabı yapıştırıveriyor.

Bu sondaki damn kelimesi 1930 yılından filmin göserildiği 1939 yılına kadar tartışılmış. Bunun için o zamanın parasıyla 5.000 dolar ceza kesilmiş. Ortalık birbirine girmiş. Düşünüyorum da bu kadar büyük prodüksiyonun reklamını son cümleden dahi yapmışlar. Ama aradan 70 yıl geçmiş hala bunu tartışıyoruz değil mi?

İşte PR bu…

İçimizdeki İrlandalılar

Bundan sadece birkaç hafta önce bir arkadaşım vasıtasıyla Eurovision’a katılmak için İrlanda’nın 5 finalistinden biri olmuş Inchequin grubuyla tanıştım. Gerçekten […]

Kelebeğin rüya gibi çocuğu

Bundan seneler önce birkaç filmde gördüğümüz, ne enteresan tip dediğimiz bir çocuk belirdi Amerikan filmlerinde… Adı Brad Pitt’ti. Yakışıklı bir […]

Fahrenheit 451

İnsanın içini titreten anlardan biri. Ray Bradbury 91 yaşında öldü. İyi bir bilim kurgu yazarı olarak değil, çok iyi bir […]

Ne güzel filmimizdin sen Emmanuelle abla

Bilinen en önemli erotik filmlerden biridir. Zaten filmin bilinmesi için yaklaşık 70 farklı sürümü çekilmiş hatta paralı erotik kanallara dizisi […]

Geleceğin “korkunç teknolojik” dünyası

Genellikle eskiden yapılmış bilim kurguları sevmem. Konuları, bilime bakışları, üstüne üstlük görsel efektleri çok hoş olmaz. Ama Westworld, Türkçe’ye çevrilmiş […]

Sandra Kim oluyor?

Bir Sandra Kim vardı. Seksenlerin kralıydı. 72 doğumlu bu hanım kızımız, daha 14 yaşında, 1986 yılının eurovision yarışmasında Belçika adına […]